Sel felaketinin olduğu gün, ikindi ile akşam arası annemin ablamla beni pencereye çıkardığını hayal meyal hatırlıyorum. O esnada odanın zeminindeki tahtaların arasından, yukarıya doğru sular zıplıyordu. İlçe merkezi, demiryolundan 1.5 m. kadar aşağıdaydı (1). Su cenderesinin 10 m. kadar batısında demiryolunun altından geçen 1 m. genişliğinde 120 cm. yüksekliğinde menfez bulunmaktaydı. Bu menfez, mahalleden gelen yağmur sularını Malakan Çayı'na tahliye etmekteydi.
Dağdan süratle gelen yağmur suları, yıktığı evlerden getirdikleri tahta, döşek, şilte ve yastıklarla bu menfezi kapattığından, mahalle sular altında kalmıştı. Sabaha doğru evi, polis karakolunun batısında olan Baki Hokamlı'nın 1.5 m. derinliğindeki suya girip menfezi temizlemesiyle mahalle sel sularından kurtuldu (2). Suların çekilmesinden sonra mahalle yaklaşık yarım m. yüksekliğinde kiremit renginde balçıkla kaplanmıştı. Sel felaketiyle beraber evleri yıkılan vatandaşlar için, İmar İskân Bakanlığı tarafından Bahçeli Evler Mahallesi'nde tek katlı, çatısı ve bahçesi olan evler yapıldı (3).

Selin geleceği belli olunca, herkes Tayalar mevkiinde bulunan otlarını taşıma telaşına düşer (4). O zaman ot ve saplar, öküz arabasına monte edilen ''bavuska'' denilen çeten ile taşınırdı (5). Ahmet emi de bavuskaya yüklediği ot yüklü arabasıyla bir an evvel çayı geçmek ister. Kendisi de arabaya arkadan binmek isteyince ayağı kayar ve binemez. Sahipsiz kalan öküzler süratli /coşan suya karşı direnemez ve araba akıntıya kapılıp sele karışır. Ahmet emi çaresizce geri dönüp kalan otların üzerine çıkıp beklemeye başlar (6). O esnada at arabasıyla oradan geçen Yaşar emi karşı tarafta Ahmet emiyi çaresiz görünce, atın birini ağaca bağlayıp diğeriyle karşı tarafa geçmek için uygun geçiş yeri aramak için çermikler yönüne doğru gitmeye başlar (7). En sonunda A. emiyi atın terkisine alıp evine götürerek babasına teslim eder. A. eminin babasının da Yaşar emiye, yüklü miktarda para verdiği eskiler tarafından söylenirdi.
Pasinler Gençlik Kulübü Başkanı Halis Güngör; Malmeydanı çıkışından Tayalar mevkiine, araçların da geçebileceği bir köprü yapımı fikrini gündeme getirir (9). Bunun için Sarıkamış'ta bulunan Askeri Birlik'ten panel köprü yapılması sözünü alır. Köprünün malzemeleri geldiği halde, yetkililerin duyarsızlığı neticesinde köprü yapılmaz ve malzemeler iade edilir. Yıllar sonra DSİ tarafından köprü yapılır.
Sel felaketinden sonra çayın iki tarafına 2. m. yüksekliğinde taş duvar örüldü. İki çermik arasında olup selde yıkılan şimdiki yerinden 30 m. kadar doğuda olan tahta köprü yerine betonarme köprü yapıldı. Hasankale eşrafının ''Köprü, eski yerinde yapılsın..'' itirazına rağmen, mühendisler şimdiki yerine temel atarlar. Köprü ayakları için kazılan temel neticesinde, kendiliğinden çıkan 42 derece sıcaklığındaki şifalı sular kaybolur. Suların çıkarılması için motor sistemi, elektrik kesintileri için de Küçük Çermiğin karşısında Malakan'ın kenarına yapılan bina içerisine jeneratör sistemi kurulur. Jeneratörün sesi, ilçenin her tarafından duyuluyordu.
DİPNOTLAR
1-Önceleri dar olan, Erzurum - Kars karayolu 1972 yılında genişletildi. Doğu Kışla yönünden gelip, mezarlık ve şehitliğin arasından geçen yol iptal edilip şehitliğin güney tarafına kaydırıldı. İstasyondan itibaren batı istikametine giderken karayolu ile demiryolu arasında bulunan; demiryolu lojmanları, ortaokul, kaymakamlık lojmanı, subay gazinosu, marangoz, demirci dükkânları yıkılıp, kavak, söğüt ve akasya ağaçları da kesildi. İssi Pungar'ın hizasından, Özkan Koltukoğlu'nun petrol istasyonuna kadar yolun kenarına yaklaşık bir m. yüksekliğinde 1.5 m. genişliğinde kanalizasyon yapıldı. Kanalizasyon hattından dolayı yol yaklaşık 1.5 m. yükseldi.
2-Terzi Bahattin Hokamlı ve berber Baki Hokamlı'nın babası olan Yunus Hokamlı, şimdiki Sosyete Giyim'in yerinde hayvanların kaldığı han işletmekteydi. Yunus Hokamlı eylül, haziran ayları arası soluk lacivert rengi paltosunu hiç çıkarmazdı.
3-Özkan Koltukoğlu'nun petrol istasyonundan, 1. köprüye kadar olan mahalle. Bu mahalleye eskiden Sel Evleri Mahallesi denilirdi. Bu mahallenin karşısında karayolu ile demiryolu arasında büyükçe söğüt ağaçları vardı. Öğleden sonra semaverini alan buraya koşardı. Rus'ların Kars-Erzurum arasında çalışan -dar hat- tren buradan geçiyordu. Şimdiki cağ-kebap lokantasının yerinde trenin üzerinden geçtiği köprü temelleri vardı. Doğu Kışla'nın hizasında demiryolu kenarında da Rus'ların büyükçe taşlardan yaptığı tren istasyonu vardı.
4-Stadın batı tarafında bulunan bölgeye herkes güz mevsiminden itibaren otlarını istif ettiği için buraya Tayalar denilirdi. Bekçiliğini Mevlüt eminin yaptığı tayanın yüksekliği 10- 15 m. olduğundan ilçenin her tarafından görülüyordu. 76'lı yıllarda Hotel Park'ta kalan Rize'li bir müteşebbis, satın aldığı otları burada balya yapıp Rize veTrabzon'a gönderirdi.
5-Yüksekliği 2.5-3 m., genişliği en az 3 m.olan dikdörtgenler prizması şeklinde yapılan bavuska ile ot ve sap taşınırdı. Önceleri tırpanla sonraları İtalyan Figaro ile biçilen saplar döğülmek üzere başka bir bölgeye taşınırdı. Daha sonra traktörün arkasına monte edilen 2 m. genişliğindeki tırpanla da kesim yapılıyordu. Döğülen saplar, harman makinesinde sap ve saman olarak ayrıştırılıyordu. Saman arabaya kurulan çeten sistemiyle mereklere taşınmaktaydı.
6-Rivayet olunur ki Ahmet eminin sel sularında sürüklenen arabası hamamı geçtikten sonra vatandaşlar tarafından kurtarılır.
7- At arabacı Yaşar emi, her zaman Zeki Dadaş'ın babasının çalıştırdığı Samet Dadaş'ın kahvehanesinde otururdu. Şimdiki belediye binasının doğu tarafında bulunan -sonradan ikiye bölünen- kahvehane çok büyüktü. Tarla sahibi zengin kesim, bu kahvehanenin müdavimleriydi.
8- Bu sefer de köprü temellerinin her tarafından çıkan sular sebebiyle temel atılamıyordu. Eskilerin;
-Su çıkan yerlere kil basın! talimatı üzerine Hekabat Köyü'nden getirilen killer basılıp mesele çözüldü.
9-Modernist Halis Güngör 1950 yılında kurduğu Pasinler Gençlik Kulübü bünyesinde; futbol, voleybol, kayak, güreş, cirit, tiyatro, folklör gibi etkinlikler yaptı. Bunlara ilaveten; pastane, kuyumculuk, Isparta halıları ve Nacar saatleri bayiliği yaptı. Stadın çevre duvarlarını yaptırıp, Kaymakam Hüseyin Öğütçen'in telkinleriyle matbaa kurup Pasinler'in Sesi gazetesini çıkardı. Daha sonra İbrahim Hakkı Hazretleri Vakfını kurup cami, külliye, sıhhi banyo tesisleri, sünnet şöleni, müze, şadırvan ve gazelhan ekibi kurup Marifetname'nin basılıp dağıtılmasını sağladı. Gencallar, Evyap ve Şahsuvaroğlu gibi firmalardan topladığı zekâtları her sene Ramazan ayında dağıtırdı. Yaşar Nuri Öztürk başta olmak üzere ilahiyatçılar, akademisyenler, rektör, vali ve üst düzey bürokratların katıldığı, İbrahim Hakkı Hazretleri'ni anma törenleri yapardı.