Deneme Bonusu Veren Siteler deneme bonusu veren siteler 2024 bonus veren siteler Yeni Bonus Veren Siteler

Suat ÖZARAS
Köşe Yazarı
Suat ÖZARAS
 

AKADEMİSYENLER 1

ADNAN CEVİZ: Biz orta birinci sınıfta iken lise birinci sınıfta okuyan Adnan Ceviz (1), Erzurum Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra ''Beyin ve Sinir Cerrahisi'' alanında ihtisas yaptı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden emekli olan Adnan Ceviz, tenis ve kayak sporu ile de uğraşmaktadır. ALİ OSMAN ENGİN: Lisede aynı sınıflarda okuduğumuz 288 numaralı Ali Osman Engin; önce İş Bankası'nda, daha sonra da İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Afyon ve Adana Polis Koleji'nde 10 yıl İngilizce Öğretmenliği yaptı (2). Atatürk Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda öğretim Görevlisi olarak da  görev yapan Ali Osman Engin yakın zamanda emekli oldu.   ALPASLAN ALİAĞAOĞLU: 1982-1983 eğitim-öğretim yılında Pasinler Lisesi'nden mezun oldu. Mikrofonik bir sesi olan Alpaslan Aliağaoğlu, Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar Kalegücü futbol takımında futbol oynayan A. Aliağaoğlu ile, 90'lı yıllarda Pasinler Lisesi'nde beraber öğretmenlik yaptık. Yüksek lisansını Amerika'da yapan Alpaslan Aliağaoğlu halen Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nde görev yapmaktadır. Şehir Coğrafyası ve Balıkesir Şehrinde Suçlar adlı eserleri yayınlanan Ağaoğlu'nun akademik dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi ile ''Şehir Coğrafyası'' hakkında çalışmaları bulunmaktadır.   DİPNOTLAR 1-1969-1970 eğitim-öğretim yılında doğu blok üst kat güneye bakan, lise birinci sınıfta okuyan Adnan Ceviz, Pasinler Lisesi'nin ilk mezunlarındandır. O sene lise yeni açılmıştı ve okul üç katlıydı. 1971-72 eğitim-öğretim yılında okula ilave kat atıldığı için okulda bütün sınıflara kurulan sobalarda briket kömür yakılıyordu. İlave kat inşaatından sonra her sene okul 2-3 cm. çöküyordu. Öğrenci kapısının 2 m. kadar sağındaki söğüt ağacı, dersten kaçan öğrenciler yüzünden kesildi. O yıllarda cumartesi günleri 3 saat ders vardı. 3. dersin sonunda, zemin katta İstiklal Marşı okunduktan sonra, bütün sınıflar evlerine giderken lise birinci sınıflar bir ders daha yapıyorlardı. Öğrenciler takım elbise kravat ve lacivert şapka takmaktaydı. Öğretmenler şapka kontrolü yaptığında, şapkası olmayanlar için okulun güney pencerelerinden şapka atılıyordu. Şapkalar için, koridorda, duvara sabitlenmiş demir askılıklar vardı. Şapkalar elips ve daire şeklinde olmak üzere iki çeşitti. Elips şeklinde olanlar daha ucuzdu.   Ders bitiminde okulda her sınıfta mütalaa yapılıyordu. Müzik dersimize giren Okul Müdürü Erdal Kaftanoğlu, keman başta olmak üzere bütün enstrümanları çalabiliyordu. Okulun üst katında bulunan bir odada kısa dalga üzerinden yayın yapan PASİNLER LİSESİ radyosu bulunmaktaydı. O gün derse gelmeyenler, ofis müdürünün kızı orta 3. sınıfta okuyan spiker Fitnat Evsen tarafından radyoda anons ediliyordu. Diğer vakitlerde 45'lik plaklardan arabesk müzik çalınıyordu. Bunun için de okula plak yardımı kampanyası başlatılmıştı. Okulun zemin katının sol tarafı müdür için lojman yapılmıştı. Batı blok 2. kat güneye bakan ilk oda Müdür Yardımcısı Edebiye Zorlu'ya aitti. Gece dışarı çıkmak, sinemaya gitmek ve dışarıda şapkasız gezmek yasaktı. Okulda Yıldız Karababa tarafından muaşeret kolu kurulmuştu. Yıldız hanım 6 sene din Kültürü ve lise 1. sınıfta ingilizce dersimize geldi. Hasankale'de kız çocuk sahibi olan ve bütün namaz surelerini bize ezberleten Yıldız hanım, daha sonra MEB'de üst düzey bürokrat oldu. Hasankale'den ziyaretine giden öğrencileriyle olan sohbetlerinin son anları; -Bakın çocuklar, benim kızım da Kor Gala'lı! Nerelisin kızım? -Kör Kale'liyim anne. 2-Ortaokul ve lisede karne gününden bir gün öncesi, bütün sınıflarda eğlence programı yapılırdı. Tahtaya da yazılan programda türkü, şarkı, taklit, oyun ve monolog gibi şeyler vardı. 1-C sınıfında, bu etkinliği Zakir Muşlu yapardı. Türkü veya şarkı söyleyecek şahıs anons edilirken: ''Sahnelerin ve yılların yıpratamadığı..'' cümlesi söylenirdi. Hanifi Dölekli: Türk'lerin gemisi yeşil direkli/ İçindeki askerler aslan yürekli/ Düşmanın gemisi kırmızı direkli/ İçindeki askerler saman yürekli/ Kaçma düşman kaçma pişman olursun/Çanakkale Boğazı'nda teslim olursun.. Hikmet Temelli: Ağlama ceylan balası, sızlama ceylan balası.. Yörene bak yörene dağda saban sürene.. Erzurum Dadaşı, düğünde çeker başı/Kızlar gelin gidiyor, anası döker yaşı.. 97 numaralı Yavuz Bektaş, programına başlamadan evvel boğazını temizlemek için öksürürdü. Yanında oturanın: ''Yahu bu sigara içmese daha güzel söyler..'' sözüne Yavuz Bektaş çok sevinirdi. Yavuz ağrıyan boğazına, kenarları işlemeli tülbent/leçek bağlardı. Yavuz'un bu hareketi hoşuma gittiğinden boğazımın ağrımasını çok isterdim. 225 numaralı Zafer Onat: Bir bahçeye giremezsen, girip viran eyleme.. 355 numaralı İlhan Güçlü; Muazzez Türüng'ün fincanın etrafı yeşil ve Van'lıyam şanlıyam kılıcı kanlıyam.. 253 numaralı Mürsel Toraman: Damarımda kanımsın ve Önüme çekildi bir siyah perde/ Sende o sevgi o merhamet nerde.. 350 numaralı Erdoğan Yazıcı: Kara camışları sürdüm bayıra.. 430 numaralı Orhan Şeren: Müslüm Gürses'in ilk şarkılarından olan, Esen rüzgârın nefesi kesilmiş.. 208 numaralı Ahmet Altuğ duraksayarak: Ben babamım evinde gezer idim kibâri.. 108 numaralı Mustafa Karahan: Kırmız gül demet demet.. 165 numaralı Uğur Tekgül; İki evliler arsız olur / Yüzü gözü nursuz olur / Ölende imansız ölür / Yandım iki avrat elinden / Semavere su haşlarlar / Dövüşmeye başlarlar / Arada beni haşlarlar / Yandım iki avrat elinden..(Türkü bittiğinde, Serap hanım; Sen de evlenmeseydin, dedi.) 204 numaralı İsmail Hakkı Balkaya ve 403 numaralı Kenan Akgül, karşılıklı doğaçlama taklit.. Burhan Atbaşı; Köroğlu başta olmak üzere seyirlik oyunları anlatıp, söylediği ezgiler eşliğinde oynayıp hikâyeyi tiyatral bir şekilde canlandırırdı.. 215 numaralı Koruralp Aslan; Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına.. şarkısını ve Şeyh Şamil'i, kendi seslendirdiği müzik efekti eşliğinde oynardı. Ali Osman Engin İse ''Kurtuluş bayramı ve Mezar kazma diyaloğu'' etkinliği yapardı. ******************* MÜZİK BUKETİ / ZEKİ MÜREN *Bu yara başka yara. *Sabır taşı. *Şeytana uyduk bir kere. *O ağacın altını anmaz olur muyum hiç. *Yaprak yeşili gözlerin. *Yıllarca sürüklendim. *Sorma arkadaşım. *Saçlarımda aklar. *Talihin elinde oyuncak oldum.
Ekleme Tarihi: 21 Ocak 2026 -Çarşamba
Suat ÖZARAS

AKADEMİSYENLER 1

ADNAN CEVİZ: Biz orta birinci sınıfta iken lise birinci sınıfta okuyan Adnan Ceviz (1), Erzurum Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra ''Beyin ve Sinir Cerrahisi'' alanında ihtisas yaptı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden emekli olan Adnan Ceviz, tenis ve kayak sporu ile de uğraşmaktadır.


ALİ OSMAN ENGİN: Lisede aynı sınıflarda okuduğumuz 288 numaralı Ali Osman Engin; önce İş Bankası'nda, daha sonra da İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Afyon ve Adana Polis Koleji'nde 10 yıl İngilizce Öğretmenliği yaptı (2). Atatürk Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda öğretim Görevlisi olarak da  görev yapan Ali Osman Engin yakın zamanda emekli oldu.

 

ALPASLAN ALİAĞAOĞLU: 1982-1983 eğitim-öğretim yılında Pasinler Lisesi'nden mezun oldu. Mikrofonik bir sesi olan Alpaslan Aliağaoğlu, Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar Kalegücü futbol takımında futbol oynayan A. Aliağaoğlu ile, 90'lı yıllarda Pasinler Lisesi'nde beraber öğretmenlik yaptık. Yüksek lisansını Amerika'da yapan Alpaslan Aliağaoğlu halen Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nde görev yapmaktadır. Şehir Coğrafyası ve Balıkesir Şehrinde Suçlar adlı eserleri yayınlanan Ağaoğlu'nun akademik dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi ile ''Şehir Coğrafyası'' hakkında çalışmaları bulunmaktadır.

 

DİPNOTLAR
1-1969-1970 eğitim-öğretim yılında doğu blok üst kat güneye bakan, lise birinci sınıfta okuyan Adnan Ceviz, Pasinler Lisesi'nin ilk mezunlarındandır. O sene lise yeni açılmıştı ve okul üç katlıydı. 1971-72 eğitim-öğretim yılında okula ilave kat atıldığı için okulda bütün sınıflara kurulan sobalarda briket kömür yakılıyordu. İlave kat inşaatından sonra her sene okul 2-3 cm. çöküyordu. Öğrenci kapısının 2 m. kadar sağındaki söğüt ağacı, dersten kaçan öğrenciler yüzünden kesildi.
O yıllarda cumartesi günleri 3 saat ders vardı. 3. dersin sonunda, zemin katta İstiklal Marşı okunduktan sonra, bütün sınıflar evlerine giderken lise birinci sınıflar bir ders daha yapıyorlardı. Öğrenciler takım elbise kravat ve lacivert şapka takmaktaydı. Öğretmenler şapka kontrolü yaptığında, şapkası olmayanlar için okulun güney pencerelerinden şapka atılıyordu. Şapkalar için, koridorda, duvara sabitlenmiş demir askılıklar vardı. Şapkalar elips ve daire şeklinde olmak üzere iki çeşitti. Elips şeklinde olanlar daha ucuzdu.
 
Ders bitiminde okulda her sınıfta mütalaa yapılıyordu. Müzik dersimize giren Okul Müdürü Erdal Kaftanoğlu, keman başta olmak üzere bütün enstrümanları çalabiliyordu. Okulun üst katında bulunan bir odada kısa dalga üzerinden yayın yapan PASİNLER LİSESİ radyosu bulunmaktaydı. O gün derse gelmeyenler, ofis müdürünün kızı orta 3. sınıfta okuyan spiker Fitnat Evsen tarafından radyoda anons ediliyordu. Diğer vakitlerde 45'lik plaklardan arabesk müzik çalınıyordu. Bunun için de okula plak yardımı kampanyası başlatılmıştı. Okulun zemin katının sol tarafı müdür için lojman yapılmıştı. Batı blok 2. kat güneye bakan ilk oda Müdür Yardımcısı Edebiye Zorlu'ya aitti. Gece dışarı çıkmak, sinemaya gitmek ve dışarıda şapkasız gezmek yasaktı. Okulda Yıldız Karababa tarafından muaşeret kolu kurulmuştu. Yıldız hanım 6 sene din Kültürü ve lise 1. sınıfta ingilizce dersimize geldi. Hasankale'de kız çocuk sahibi olan ve bütün namaz surelerini bize ezberleten Yıldız hanım, daha sonra MEB'de üst düzey bürokrat oldu. Hasankale'den ziyaretine giden öğrencileriyle olan sohbetlerinin son anları;
-Bakın çocuklar, benim kızım da Kor Gala'lı! Nerelisin kızım?
-Kör Kale'liyim anne.

2-Ortaokul ve lisede karne gününden bir gün öncesi, bütün sınıflarda eğlence programı yapılırdı. Tahtaya da yazılan programda türkü, şarkı, taklit, oyun ve monolog gibi şeyler vardı. 1-C sınıfında, bu etkinliği Zakir Muşlu yapardı. Türkü veya şarkı söyleyecek şahıs anons edilirken: ''Sahnelerin ve yılların yıpratamadığı..'' cümlesi söylenirdi. Hanifi Dölekli: Türk'lerin gemisi yeşil direkli/ İçindeki askerler aslan yürekli/ Düşmanın gemisi kırmızı direkli/ İçindeki askerler saman yürekli/ Kaçma düşman kaçma pişman olursun/Çanakkale Boğazı'nda teslim olursun..
Hikmet Temelli: Ağlama ceylan balası, sızlama ceylan balası.. Yörene bak yörene dağda saban sürene.. Erzurum Dadaşı, düğünde çeker başı/Kızlar gelin gidiyor, anası döker yaşı..
97 numaralı Yavuz Bektaş, programına başlamadan evvel boğazını temizlemek için öksürürdü. Yanında oturanın: ''Yahu bu sigara içmese daha güzel söyler..'' sözüne Yavuz Bektaş çok sevinirdi. Yavuz ağrıyan boğazına, kenarları işlemeli tülbent/leçek bağlardı. Yavuz'un bu hareketi hoşuma gittiğinden boğazımın ağrımasını çok isterdim.
225 numaralı Zafer Onat: Bir bahçeye giremezsen, girip viran eyleme..
355 numaralı İlhan Güçlü; Muazzez Türüng'ün fincanın etrafı yeşil ve Van'lıyam şanlıyam kılıcı kanlıyam..
253 numaralı Mürsel Toraman: Damarımda kanımsın ve Önüme çekildi bir siyah perde/ Sende o sevgi o merhamet nerde..
350 numaralı Erdoğan Yazıcı: Kara camışları sürdüm bayıra..
430 numaralı Orhan Şeren: Müslüm Gürses'in ilk şarkılarından olan, Esen rüzgârın nefesi kesilmiş..
208 numaralı Ahmet Altuğ duraksayarak: Ben babamım evinde gezer idim kibâri..
108 numaralı Mustafa Karahan: Kırmız gül demet demet..
165 numaralı Uğur Tekgül; İki evliler arsız olur / Yüzü gözü nursuz olur / Ölende imansız ölür / Yandım iki avrat elinden / Semavere su haşlarlar / Dövüşmeye başlarlar / Arada beni haşlarlar / Yandım iki avrat elinden..(Türkü bittiğinde, Serap hanım; Sen de evlenmeseydin, dedi.)
204 numaralı İsmail Hakkı Balkaya ve 403 numaralı Kenan Akgül, karşılıklı doğaçlama taklit..
Burhan Atbaşı; Köroğlu başta olmak üzere seyirlik oyunları anlatıp, söylediği ezgiler eşliğinde oynayıp hikâyeyi tiyatral bir şekilde canlandırırdı..
215 numaralı Koruralp Aslan; Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına.. şarkısını ve Şeyh Şamil'i, kendi seslendirdiği müzik efekti eşliğinde oynardı. Ali Osman Engin İse ''Kurtuluş bayramı ve Mezar kazma diyaloğu'' etkinliği yapardı.
*******************
MÜZİK BUKETİ / ZEKİ MÜREN
*Bu yara başka yara.
*Sabır taşı.
*Şeytana uyduk bir kere.
*O ağacın altını anmaz olur muyum hiç.
*Yaprak yeşili gözlerin.
*Yıllarca sürüklendim.
*Sorma arkadaşım.
*Saçlarımda aklar.
*Talihin elinde oyuncak oldum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazetepasinler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.