Deneme Bonusu Veren Siteler deneme bonusu veren siteler 2024 bonus veren siteler Yeni Bonus Veren Siteler

Ahmet Berhan YILMAZ
Köşe Yazarı
Ahmet Berhan YILMAZ
 

ÖNLÜK…

Yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlar getirmesini, başarılı, huzurlu ve fırsat eşitliği sunan bir yıl olmasını diliyorum. Okullar açılırken, eğitim gündemimizin “önlük” olması ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Eğitimin gerçek sorunları konuşulmasın diye mi “önlük” konuşturuluyor? Oysa eğitim sistemimizin önünde ciddi sorunlar var: öğretmenlerin ekonomik ve mesleki problemleri, kalabalık sınıflar, okulların fiziki yetersizlikleri; temizlik, güvenlik ve diğer yardımcı personel eksiklikleri, öğrencilerin yeterli eğitim alamaması, ulaşım ve beslenme sorunları, ailelerin artan eğitim maliyetlerini karşılayamaması ile giderek derinleşen fırsat eşitsizliğinin sebep olduğu haksızlıklar ve adaletsizlikler. Belki de en acısı, bir çocuğun başarısının giderek ailesinin ekonomik ve sosyal imkânlarıyla doğrudan ilişkili hâle gelmesidir. Bunları konuşmak zordur, önlüğü konuşmak ise kolaydır. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk ve mesleki ciddiyet gerektiren bir mesleğin kendine özgü bir kıyafetinin olması; mesleki kimlik, aidiyet ve kurumsal temsil açısından elbette önemlidir. Bu yüzden itirazım önlüğün kendisine değil; önlüğün, eğitimin asıl sorunlarının önüne geçirilmesinedir. Öte yandan, okulların ailelerin ekonomik güçlerinin sergilendiği bir vitrine dönüşmemesi, marka kıyafetlerin çocuklar arasında statü yarışına yol açmaması ve sosyal eşitliğin sağlanması açısından öğrencilerin de önlük giymesi makul görülebilir. Ancak bütün bunlara rağmen önlük bir eğitim politikası değildir. Çünkü önlük kalabalık sınıfları azaltmaz, öğretmenlerin ve öğrencilerin ekonomik sorunlarını çözmez, mesleki itibarı yükseltmez, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaz, liyakat sorununu çözmez, bilimsel düşünme becerisi kazandırmaz, okulların fiziki eksikliklerini ve personel açığını gidermez. Öğretmene önlük giydirmek kolaydır; öğretmenin çalışma koşullarını ve ekonomik durumunu iyileştirmek, itibarını ve özgüvenini yeniden inşa etmek ise zordur. Öğrencilerden biri özel ders alırken diğeri alamıyorsa, biri bilgisayar, internet, kitap, sosyal ve kültürel imkânlarla büyürken diğeri bunlara ulaşamıyorsa, biri iyi beslenirken diğeri derse aç giriyorsa ve bu durum eşit eğitimi imkânsız hale getirip başarının anahtarını çocuğun yeteneği yerine ailesinin cüzdanı yapıyorsa önlüğün bu sorunları çözmedeki rolü ne olabilir? Bir ülkenin eğitim kalitesini öğretmenin giydiği önlük değil, öğretmenin niteliği, çalışma koşulları, ekonomik durumu ve bunlara bağlı olarak sahip olduğu itibarı ve özgüveni belirler. Çocuğun başarısını ise aldığı eğitimin kalitesi, beslenme ve barınma şartları, okulda sunulan imkânlar ve bunlara bağlı fırsat eşitliği tayin eder. Bu nedenle eğitim politikalarının öncelik sırası doğru planlanmalı ve öğretmenlerimizin ekonomik, mesleki ve itibar sorunları, öğrencilerimizin eşit eğitim hakkı, okulların fiziki koşulları, bilimsel eğitim, liyakat meseleleri bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Çünkü bir eğitim sisteminin başarısı önlük ile değil, bilimle, nitelikli öğretmenle, liyakatle, adaletle sunulan eşit eğitim imkânlarıyla inşa edilir. Özetle, eğitim politikalarının önceliği; öğretmenin ekonomik ve mesleki şartlarını iyileştirmek, nitelikli öğretmen yetiştirmek, bilimsel eğitimi güçlendirmek, liyakati esas almak, okullar arasındaki imkân farklarını azaltmak ve hiçbir çocuğun ailesinin sosyoekonomik durumuna ve cüzdanına mahkûm olmadığı adil bir eğitim düzeni kurmak olmalıdır.
Ekleme Tarihi: 14 Eylül 2026 -Pazartesi
Ahmet Berhan YILMAZ

ÖNLÜK…

Yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlar getirmesini, başarılı, huzurlu ve fırsat eşitliği sunan bir yıl olmasını diliyorum.

Okullar açılırken, eğitim gündemimizin “önlük” olması ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Eğitimin gerçek sorunları konuşulmasın diye mi “önlük” konuşturuluyor?

Oysa eğitim sistemimizin önünde ciddi sorunlar var: öğretmenlerin ekonomik ve mesleki problemleri, kalabalık sınıflar, okulların fiziki yetersizlikleri; temizlik, güvenlik ve diğer yardımcı personel eksiklikleri, öğrencilerin yeterli eğitim alamaması, ulaşım ve beslenme sorunları, ailelerin artan eğitim maliyetlerini karşılayamaması ile giderek derinleşen fırsat eşitsizliğinin sebep olduğu haksızlıklar ve adaletsizlikler.

Belki de en acısı, bir çocuğun başarısının giderek ailesinin ekonomik ve sosyal imkânlarıyla doğrudan ilişkili hâle gelmesidir.

Bunları konuşmak zordur, önlüğü konuşmak ise kolaydır. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk ve mesleki ciddiyet gerektiren bir mesleğin kendine özgü bir kıyafetinin olması; mesleki kimlik, aidiyet ve kurumsal temsil açısından elbette önemlidir. Bu yüzden itirazım önlüğün kendisine değil; önlüğün, eğitimin asıl sorunlarının önüne geçirilmesinedir.

Öte yandan, okulların ailelerin ekonomik güçlerinin sergilendiği bir vitrine dönüşmemesi, marka kıyafetlerin çocuklar arasında statü yarışına yol açmaması ve sosyal eşitliğin sağlanması açısından öğrencilerin de önlük giymesi makul görülebilir.

Ancak bütün bunlara rağmen önlük bir eğitim politikası değildir. Çünkü önlük kalabalık sınıfları azaltmaz, öğretmenlerin ve öğrencilerin ekonomik sorunlarını çözmez, mesleki itibarı yükseltmez, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaz, liyakat sorununu çözmez, bilimsel düşünme becerisi kazandırmaz, okulların fiziki eksikliklerini ve personel açığını gidermez.

Öğretmene önlük giydirmek kolaydır; öğretmenin çalışma koşullarını ve ekonomik durumunu iyileştirmek, itibarını ve özgüvenini yeniden inşa etmek ise zordur.

Öğrencilerden biri özel ders alırken diğeri alamıyorsa, biri bilgisayar, internet, kitap, sosyal ve kültürel imkânlarla büyürken diğeri bunlara ulaşamıyorsa, biri iyi beslenirken diğeri derse aç giriyorsa ve bu durum eşit eğitimi imkânsız hale getirip başarının anahtarını çocuğun yeteneği yerine ailesinin cüzdanı yapıyorsa önlüğün bu sorunları çözmedeki rolü ne olabilir?

Bir ülkenin eğitim kalitesini öğretmenin giydiği önlük değil, öğretmenin niteliği, çalışma koşulları, ekonomik durumu ve bunlara bağlı olarak sahip olduğu itibarı ve özgüveni belirler.

Çocuğun başarısını ise aldığı eğitimin kalitesi, beslenme ve barınma şartları, okulda sunulan imkânlar ve bunlara bağlı fırsat eşitliği tayin eder.

Bu nedenle eğitim politikalarının öncelik sırası doğru planlanmalı ve öğretmenlerimizin ekonomik, mesleki ve itibar sorunları, öğrencilerimizin eşit eğitim hakkı, okulların fiziki koşulları, bilimsel eğitim, liyakat meseleleri bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.

Çünkü bir eğitim sisteminin başarısı önlük ile değil, bilimle, nitelikli öğretmenle, liyakatle, adaletle sunulan eşit eğitim imkânlarıyla inşa edilir.

Özetle, eğitim politikalarının önceliği; öğretmenin ekonomik ve mesleki şartlarını iyileştirmek, nitelikli öğretmen yetiştirmek, bilimsel eğitimi güçlendirmek, liyakati esas almak, okullar arasındaki imkân farklarını azaltmak ve hiçbir çocuğun ailesinin sosyoekonomik durumuna ve cüzdanına mahkûm olmadığı adil bir eğitim düzeni kurmak olmalıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazetepasinler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.