Yazı Detayı
26 Mayıs 2020 - Salı 12:29
 
BİLMEYİ BİLENLER NEZDİNDE CAMİLERİMİZE DÎNİ, SOSYOLOJİK, PSİKOLOJİK VE KÜLTÜREL BİR BAKIŞ!..
Ali Osman ENGİN
 
 

Kâinatı ve bütün mahlügatı elbette ki yaşam süreç ve serüvenimiz içerisinde; “ol” deyip var eden, var ediliş sırlarını kâinata çiçek-böcek, sinek-balık, dağ-taş, altın-gümüş, bakır-demir, hava-su, iman-şuur, ruh-beden, hayat-ölüm, hak-adalet, varlık-yokluk, öfke-sabırmisali ölçüt ve denge kriterleriyle nakış nakış işleyen mutlak akıl ve kerem sahibi kendisinden bir uzantı olarak insana bahşettiği aklı kullanabilen yani akıl eden,  ve bilinmek isteyen o cömert, mutlak irade ve güç sahibi Padişaha gerçekten kul olarak öğrenmeyi öğrenmiş ve bilmeyi bilen, başka kullukları reddeden ve böylece özgürleşen civanmertlere selam olsun.

 

Yunus Emre’nin dediği gibi, kul var ise amenna Padişah ta vardır. O yüce Padişaha kul olmak; bilmeyi bilmektir, ağlayıp gülmektir, çok yazıp bazen silmektir, almadan vermektir, aydınlatmak için yanmaktır, sormadan söylemektir, öldürmeden yaşatmaktır, velhasılı hakkıyla var olmaktır. Hakkıyla hak ettiği varlığının farkında olan akıl, irfan ve şuur abidesi ve tüm varları var eden değerler uğruna serden ve yardan geçtilerin konuşmalarının vakti gelmiştir ve mutlaka dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Onların sözleri ve nasihatleri; yıkmak değil inşa etmek içindir. Karartmak değil aydınlatmak içindir. Köreltmek değil irşat etmek içindir.

 

Camilerimiz ve ibadethanelerimiz ifade etmeye çalıştığım o varlık değerlerinin verildiği, o yüce duygularla yapılan ibadetler ölçüsünde daha kalıcı hale getirilerek tutum ve davranışlara dönüştürüldüğü, istişare ve meşveret müessesesinin çalıştırıldığı; hırs, öfke, gurur ve kibre taraf olma anlamında siyasetin “s” sinin bile geçmemesi gereken kutsal mekânlardır. Çünkü camilerimizin tarafı ve safı bellidir. Camilerimize, saymaya çalıştığım işte bu var oluş gerekçelerine uymayan, dünyevi menfaat ve hesapları olan cemaat, cemiyet, dernek, vakıf, siyasi parti tarafını zerre kadar da olsa tutma hissi uyandıracak algıların oluşturulması  affedilmez bir hata ve maliyeti çok ağır yanlışlar olarak bireysel ve toplumsal düzeyde sonuçları olmaktadır. Bu çerçevede camilerimizde günübirlik siyaset, ticaret ve birilerine ikbal oluşturma adına ima dahi olsa tavır takınılması doğru olamaz ve bu tür tutum ve davranışlar en büyük yıkım ve zararı şüphesiz toplumsal değerlerimize, dinimize ve onun ilke ve yasalarına vermektedir. Birbirlerinin siyasi rakibi olan insanların insan psikolojisi kapsamında birbirlerinin ister doğru veya ister yanlış olsun ortaya koydukları her düşünce, tutum ve davranışa tepkisel olarak bir karşı duruş ve muhalefet oluşturdukları genel bir gerçekliktir. Böyle bir durumda ve bu duruma fırsat verenlerin temelde camilerimizi her kim olursa olsun, boşalttıkları gerçekliği kabul edilmek zorundadır. Bilerek veya bilmeyerek buna fırsat verenlerin mutlaka psikoloji, sosyoloji, kültür bilim ve felsefe temelinde kapsamlı bir eğitimden geçirilmeleri, bu ve benzeri sorunların yaşanmasını kesinlikle engelleyecektir. Şüphesiz her birimizin ölüm anında mutlaka karşı karşıya geldiğimiz ve birer Müslüman olarak defin vecibelerini yerine getiren bilgi ve deneyime sahip imamlarımıza saygımız büyüktür.  Kendilerini her zaman minnet ve şükranla anıyoruz. Ancak bu konuda bir sıkıntının olduğu da gözlenmektedir.

 

Konuyu çok basit bir örnekle somutlaştırmak istiyorum. Kars Kafkas Üniversitesinde görev yaptığım yıllarda üniversitenin yakınında Süleymancıların bir yurtları vardı ve zaman zaman vakit dar olduğunda Cuma Namazı için o yurda gidiyorduk. Bir Cuma günü namazı kılarken imamlık yapan genç hutbe  sonunda Süleyman Efendi’ den bahsetti ve hutbe o temelde bir kıvam kazandı. Cemaat içerisinde üniversiteden katılan ve Süleymancı olmayan ve kendilerini Müslüman kabul eden birçok insan vardı. Elbette ki bu insanlar Cuma Hutbesinde Peygamber Efendimizden bahsedilmesini daha çok isterlerdi. Süleyman Efendi çok muhterem bir zat olabilir. Eğer ondan bahsedilecekse, onunla ilgili bir sempozyum, konferans, açık oturum veya panel düzenlenebilir ve herkes te oraya davet edilebilirdi. Böyle bir davranış Süleyman Efendinin tanıtılması ve fikirlerinin kabul görmesi adına daha anlamlı olurdu. Namazdan sonra ben yurdun yetkilileriyle görüşerek bu yapılanın doğru olmadığını ve bunun için ifade etmeye çalıştığım faaliyetlerin yapılabileceğini belirttim ve onlarda doğru düşündüğümü belirttiler. Ancak daha sonra aynısını tekrarladılar ve ben ve benim gibi düşünenler bir daha o yurda gitmediler. İnancımızın, değerlerimizin ve kültürümüzün siyasete alet edilmesi başlangıçta belli bir süreliğine siyaseti abat etse de, sonuçta inancımıza ve hatta taraf edilen siyasi yapılara telâfisi mümkün olmayan zararlar vermektedir. Aynı şekilde eğer Camiler siyasete alet edilirse öncelikli olarak camilerimiz zarar görecektir.

 

Son günlerde İzmir’de Cami hoparlörlerinden Çav Bella marşının/müziğinin çalınması da böyle bir provokatif eylemdir. Öncelikli olarak o camilerin görevlileri sorgulanmalı ve bu duruma meydan verilmesinin bedeli ödetilmelidir. Toplumumuzun dini ve ibadet mekânlarının teslim edildiği bu insanların neden ve nasıl böyle bir provokatif eyleme fırsat verdikleri en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmelidir. Bu provokatif eylem sonucunda sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla sanki tebessüm etmeye çalışan ve memnuniyet algısı oluşturanların psikolojik, sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmeli ve o değerlendirmelere dayalı kodlara ulaşılmalıdır. Bu tutum ve davranışların arka plânı çok net değil ve karanlıktır. Bunu oh oldu dercesine sunanların kullukları Allah’a değil demek ki başkalarınadır.

 

Yine bir Cuma namazı için Erzurum Çifte Minareli camimizdeydim. Ezan öncesi verilen vaazı dinliyordum. Bir ara sanırım Diyanet tarafından yapılan bir panelden bahsedilmeye başlandı. Sunucu yapılan panel ve katılımcıları adeta falan ağamız, filan paşamız gibi övgülerle teşhir ediyordu. Tabi ben şaşırdım ve etrafıma bakmaya başladım. Bayağı cemaat de vardı. Birçok kişinin bu dudumdan rahatsız olmaya başladığını görüyordum. Değerli dostlar böyle bir durum her nasıl olursa olsun Cuma Namazında camide vaaz esnasında olacak bir şey değildir. Namazdan sonra da bu durumu birçok duyarlı ve aklı selim insanla paylaştım. Buna meydan verenlerin sorumlulukları ve veballeri büyüktür. Tek kelimeyle camilerimizi etkisizleştirmeye, devre dışı bırakılmalarına, mevcut değerler boyutuyla toplumu yeniden inşa etme işlevlerine  müdahale anlamına gelecek bu tür eylem ve söylemlerden kaçınılmalıdır. Bunu yapanların başka zamanlarda başka şekillerde başka şeylerde yapabilecekleri düşünülmelidir.

 

Benim rahatsız olduğum bir başka durum da; siyaset veya belli bir ideoloji adına camilerimize yapılan provokasyona daha çok siyasi ve ideolojik tepkilerin yoğunlaşmasıdır. Bu konuda mütedeyyin halkımızın duyarlılığı ve meseleyi milli birlik ve beraberlik temelinde ele alması daha yerinde ve anlamlı olacaktır.

Selam ve sevgilerimle.

 
Etiketler: BİLMEYİ, BİLENLER, NEZDİNDE, CAMİLERİMİZE, DÎNİ,, SOSYOLOJİK,, PSİKOLOJİK, VE, KÜLTÜREL, BİR, BAKIŞ!..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Haziran 2020
ÜNİVERSAL DÜZEYDE ÜRETİM PAZARLAMA VE TÜKETİM MUHASEBESİNDEN AHLÂK VİCDAN VE DAVRANIŞ MUHASEBESİNE!..
23 Nisan 2020
BİZE NE OLDU DESENE NEDEN BU HALE DÜŞTÜK
09 Nisan 2020
TÜM EMNİYET TEŞKİLATI MENSUPLARIMIZIN POLİS HAFTASI VE 10 NİSAN POLİS GÜNÜNÜ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM
01 Nisan 2020
ÜST AKILA DİYECEĞİM BİRKAÇ SÖZÜM VAR!..
24 Mart 2020
RİSKLERİ FIRSATA ÇEVİRMEK!..
19 Mart 2020
ÇANAKKALE DİLE GEL!..
16 Mart 2020
TEYO PEHLİVANLA KORONA VİRÜSÜ VE DİJİTAL DÜNYA SOHBETİ!..
13 Mart 2020
KÜRESEL ZORBALAR KORONA VİRÜSÜ VE YEREL FIRSATÇILAR!..
09 Mart 2020
FETÖNÜN VİRÜSLÜ SURİYE MANEVRALARI GÖZDEN KAÇIRILMAMALI!..
12 Şubat 2020
BÖYÜK OSMANLA TEYO GALAYA GELMİŞLER, GÖRELİM BAKALIM KİME NE DEMİŞLER!..
07 Şubat 2020
12 ve 13 MART YENİDEN DİRİLİŞ DESTANIDIR!..
03 Şubat 2020
2030 ve 2040 ' ın küresel dünyasını tarih bilinci ve şuuruyla şimdiden okuyup ona göre yönetim, üretim ve tüketim stratejileri geliştirebilen insan kaynaklarına ihtiyacımız var!..
20 Ocak 2020
JEOPOLİTİK STRATEJİLERDEN TEOPOLİTİK STRATEJİLERE GEÇİŞ DÖNEMİ
07 Kasım 2019
YÜKSEK DAĞLAR GİBİ YÜCEYİM DEME GÜN GELİR ETRAFIN YOL OLUR!
29 Ekim 2019
TERÖR EMPERYAL PROJESİ MİLLET VE ÜMMETHESAPLAŞMASI MI!?..
21 Ekim 2019
KİM DOST KİM DÜŞMAN BU ÇOK İYİ BİLİNE!..
08 Ekim 2019
HER YERDE OLDUĞU GİBİ ARTIK ERDEMLİLER HAREKETİNİ BAŞLATMAMIZ GEREKİYOR!..
01 Ekim 2019
HASANKALENİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARINI
22 Eylül 2019
OLAYLARI KÖR NOKTALARINDAN OKUYUP OKUTARAK KURULAN TUZAKLARI BOZMAK ZORUNDAYIZ!..
01 Eylül 2019
TARİHSEL OLAYLAR VE SOSYOLOJİK OLGULAR
26 Ağustos 2019
BEN YAZIP UYARMAZSAM KİM YAZIP UYARACAK!..
06 Nisan 2019
31 MART YEREL SEÇİMLERİ
19 Aralık 2018
DEVLETİMİZİN VE AZİZ MİLLETİMİZİN BEKA SORUNU
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı